enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,2007
EURO
52,9345
ALTIN
6.637,31
BIST
14.394,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adıyaman
Yağmurlu
19°C
Adıyaman
19°C
Yağmurlu
Pazartesi Yağmurlu
12°C
Salı Yağmurlu
11°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
16°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
20°C

Adıyaman’da bakırın izini süren usta: ‘Bakırın Yerini Hastalık Aldı’

Musa GÜRBÜZ – Adıyaman’da halk arasında “parçacı pazarı” ya da “demirci pazarı” olarak bilinen bölgede, el arabasında eski bakır eşyalar satan Abdülkadir İzci, nostaljik ürünlerle zamana direnen gelenekleri yaşatmaya devam ediyor. Maraş, Antep, Urfa gibi illerden topladığı ikinci el bakır eşyaları Adıyaman’da satışa sunan İzci, ürünleri “kendi zevkine göre” getirdiğini belirtiyor.

Adıyaman’da bakırın izini süren usta: ‘Bakırın Yerini Hastalık Aldı’

Abdülkadir İzci, eski bakır eşyaları el arabasında taşıyor, geçmişin izlerini bugüne aktarıyor

“Eskiden her evde vardı”

Gazetecilere konuşan Abdülkadir İzci, geçmişte her evin olmazsa olmazı olan bakır mutfak eşyalarının yerini bugün farklı malzemelerin aldığını belirterek, “Eskiden çiğ köfte leğeni bile mutlaka bakır olurdu. Şimdi o bakırlar çıktı, yerine hastalık girdi” dedi.

İzci, getirdiği ürünler arasında yer alan güğüm, kazan, şire kazanı ve sitil gibi eşyaların kullanım amaçlarını da şöyle anlattı:

“Bu güğüm ya da ibrik denilen şey eskiden sobanın üstüne konurdu, sıcak su her an hazır olurdu. Bu kazanlar ise banyo suyu ısıtmak için kullanılırdı. Abdest kazanı derlerdi. Daha büyüğüne şire kazanı denirdi. Kuşkana dedikleri küçük taslar vardı, hamama giderken su taşımak için kullanılırdı.”

“Yoğurt sitillerden satılırdı, şimdi ne kaldı?”

Abdülkadir İzci, eskiden yoğurt ve süt satışının da bakır taslarla yapıldığını hatırlatıyor:

“Bu sitillerden yoğurt çalarlardı. Tahta beşiğe koyarlardı beş-on tane. Böyle köşe başında satarlardı. Şimdi her şey ambalajlı, bakırdan eser yok.”

“Hanıma gücüm yeterse evde kullanırım”

Evde hâlâ bakır kullandığını ifade eden İzci, eşinin onayına da dikkat çekerek esprili bir dille şunları söyledi:

“Elimden gelirse, hanıma gücüm yeterse evde kullanıyorum. Ama şimdi mührü kadınlar taşıyor, bir şey diyemeyiz.”

“Bakır yerine hastalık geldi”

Bakırın sağlığa faydasına da değinen İzci, alüminyum ve plastik malzemelerin zararına dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Bakır kullandığın zaman şeker, tansiyon sana kar etmez. Senede bir kere kalaylatırsın, sıfır gibi olur. Ama şu alüminyum var ya, vücuduna karışır, hastalık yapar. O yüzden diyorum: bakırın yerini hastalık aldı.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.